Oldukça kalın ayak bileklerine sahiptir. O kadar kalın ayak bileklerine sahiptir ki anlatılamamaktadır. Ayak bileklerinin kalınlığı burdan oraya kadardır. Kemer taksanız halhal gibi olur. o derece yani. Kendi sehpasını kırmıştı bir keresinde ayaklarını uzatıp.
İnsanlığa çok faideli biridir.
Çok azimli olduğunu düşünüyorum. İsteyince herşeyi yapabilir. (Bir dönemde 11 ders geçmek, bir anda sigara bırakmak…)
emX ilk önce sana bayıldığımı belirteyim. siteni RSS ile takip eden bi insanım. RSS den adımı görünce noluyoo oldum . bayıldığım nokta bu kadar yazacak şeyi bulman… metenin günlüğüne haftalık demişsin ya oradan hareketle senin günlük saatlik tamam tuttum bunu “emX’in saatliği”
birde kaç kere söyleyeceğim benim bileğim kalın değil !!! çünkü bileğim yok ne yani herkesin bileği olacak diye bir kaide mi var benim ki direk bacaktan ayağa geçiyo
son olarak lost hastası değil manyağı oldum… 3. sezonun son bölümünü izleyince artık manyağı oldum… izleyeli 10 saat oldu halen etkisindeyim… yaa bu kadar muhteşem kurgu olur mu?.. oluyo demek ki izlemeyen ölsün…
erik adınıda ben çok kullanırım. erik erik erik bana en çok bayılan insan olarak tarihe yerini kazmış bir eriktir bu hatta oyle bir eriktir tadından yenmez bu arada bende ona bayılıyarım
bu arkadaş durur durur, sonra bir sınav bitişinde (tıpkı şuan olduğu gibi) seri bir şekilde birsürü film izler ve günlüğüne ard arda döşer. sıkıyosa sınav haftası izlesene film, yazsana günlüğüne. haaaa. dimi. onu yapabilmek marifet. yoksa sınav bitince herkes bilir film izlemeyi.
nasıl yaklaşım ama
kendisi internet kafeye para ödüyor diye, “daha dur 10 dakkam var lan değerlendireyim” diyerek gece yarısı olmasına rağmen kafeden ayrılmamış bi arkadaştır..
o değil de emX senin site sözlük formatına giriyor yavaş yavaş.. aslında bi de sözlük yapalım kouelohab ‘a.. böyle tanımlar için daha uygun olur..
[...] Erkal Usuk: Eski telefonuyla asla ulaşamazdım. Cebindeyse titreşimi hissetmez, hiç kontrol de etmez telefonu. Pü yazıklar olsun. Evde dahi telefonunun sesi kısıktır. Eposta ve mesane yoluyla rahat ulaşılır. [...]
26 Mayıs, 2007 saat 05:28
emX ilk önce sana bayıldığımı belirteyim. siteni RSS ile takip eden bi insanım. RSS den adımı görünce noluyoo oldum
. bayıldığım nokta bu kadar yazacak şeyi bulman… metenin günlüğüne haftalık demişsin ya oradan hareketle senin günlük saatlik
tamam tuttum bunu “emX’in saatliği”
birde kaç kere söyleyeceğim benim bileğim kalın değil !!! çünkü bileğim yok
ne yani herkesin bileği olacak diye bir kaide mi var
benim ki direk bacaktan ayağa geçiyo
son olarak lost hastası değil manyağı oldum… 3. sezonun son bölümünü izleyince artık manyağı oldum… izleyeli 10 saat oldu halen etkisindeyim… yaa bu kadar muhteşem kurgu olur mu?.. oluyo demek ki
izlemeyen ölsün…
30 Mayıs, 2007 saat 01:40
ve evet. Google’dan ilk meyve.

Bakınız. 5. sırada.
(12. sıradaki de iyi
)
2 Haziran, 2007 saat 16:53
erik adınıda ben çok kullanırım. erik
erik
erik
bana en çok bayılan insan olarak tarihe yerini kazmış bir eriktir bu hatta oyle bir eriktir tadından yenmez bu arada bende ona bayılıyarım
11 Haziran, 2007 saat 03:41
kendisinin bu aralar arkadaşlarının günlüklerine yaptığı yorumlar genelde “sana bayılıyorum yavv” şeklindedir. bunun için ben de ona bayılıyorum.
28 Haziran, 2007 saat 01:17
Netaş mı her ne taşsa öyle bi şirkete girme ihtimali olan birisidir. Haber beklenmektedir.
1 Temmuz, 2007 saat 02:17
bu arkadaş durur durur, sonra bir sınav bitişinde (tıpkı şuan olduğu gibi) seri bir şekilde birsürü film izler ve günlüğüne ard arda döşer. sıkıyosa sınav haftası izlesene film, yazsana günlüğüne. haaaa. dimi. onu yapabilmek marifet. yoksa sınav bitince herkes bilir film izlemeyi.
nasıl yaklaşım ama
1 Temmuz, 2007 saat 12:33
lütfen kamuoyunu yanıltmayalım
benim bütüm var bi kere… bitirme büt ve devre çalışmaz ise mehmet hoca beni bitirecek
stresten izliyorum ben filmimi
10 Ağustos, 2007 saat 10:50
kendisi internet kafeye para ödüyor diye, “daha dur 10 dakkam var lan değerlendireyim” diyerek gece yarısı olmasına rağmen kafeden ayrılmamış bi arkadaştır..
o değil de emX senin site sözlük formatına giriyor yavaş yavaş.. aslında bi de sözlük yapalım kouelohab ‘a.. böyle tanımlar için daha uygun olur..
8 Aralık, 2007 saat 04:27
[...] Erkal Usuk: Eski telefonuyla asla ulaşamazdım. Cebindeyse titreşimi hissetmez, hiç kontrol de etmez telefonu. Pü yazıklar olsun. Evde dahi telefonunun sesi kısıktır. Eposta ve mesane yoluyla rahat ulaşılır. [...]