|
Günlüğüme anılarımı da yazmaya karar verdim. 20 yıl sonra okuyayım diye.
2002 yazı. 5 arkadaş Bodrum’a arkadaşın yazlığına gitmiştik.
Yat turuna katılmaya karar verdik. Bir akşam Bodrum Barlar Sokağı’nda gezerken yatların standlarını gördük, biletimizi alalım dedik. Standları gezerek fiyat almaya başladık. Genelde fiyatlar aynıydı. Standların birinde gayet iyi giyimli, konuşması düzgün biriyle konuştuk, tekneyi anlattı beğendik. Başka bir standa geçtik. Gayet kıro bir arkadaşla konuştuk. Konuşması doğu şivesi, giyim desen o da öyle (aşağılamak değil de yazlık mekanda ilginç duruyordu). Aynı fiyatı verdi. Ve başladı tekneyi bize anlatmaya.
-teknemin adı yaralı ceylan
-( onur arkadan bize efekt verir) Dırırım dırım dırım dırıdırım. (Küçük emrah filmleri müziği)
-(biz kopar)
- 100 bin dolarlık müzik sistemim var.
-(onur efekt verir)
-(biz yarılır)
ve de bu mazlum sunuştan sonra tabiki diğer tekneden bilet aldık.
Biz o arada sürekli yaralı ceylanla dalga geçiyoruz artık eğlencemiz oldu.
Ve ertesi gün. Bizim küçük tekne 20 yolcusuyla pata pata dolaşırken yanımızdan 30 metrelik bir tekne geçer. İçinde parti ortamı vardır. Bizim teknenin müziğini dahi bastırmaktadır. Herkes eğlenmektedir. Ve içimizden biri teknenin adını okur.
Yaralı Ceylan 
Meğer Yaralı Ceylan oraların en karizmatik teknesiymiş.
Biz gül gül öl.

|