5 November, 2008
Kategori:
teknoloji |
|

İTÜ Bilişim Enstitüsü ve Tübider tarafından düzenlenen Gömsis‘e katıldık Kulis ekibi olarak.
İsminde 2008 geçmesinden tahmin ediyoruz ki devamı gelecektir.
Aslında sempozyum 3 gün sürüyor ancak son gün katılamıyorum. İlk 2 günden izlenimlerim ve not aldıklarımı şöyle toparlayayım;
1. gün;
- Sempozyumun ilk eğitimi Altera‘dan Josef Stiskal tarafından verildi. Kendisi Çek Cumhuriyeti’nden katıldı.
- Daha sonra Mentor Graphics‘ten Arik Weinstein bize USB’yi anlattı. Çok verimliydi.
- Takiben Xilinx‘ten Antonellio Di Fresco sunum yaptı. İtalyan aksanlı ingilizcesinden dolayı biraz sıkıntı çektik ama anladık sayılır.
- Daha sonra Microsoft Türkiye’den Mehmet Tunçkanat bize Microsoft’un gömülü işletim sistemlerinden biraz bahsetti. Ayrıca şunları ekledi;
- Dünyadaki işlemcilerin %98′i gömülü sistemlerde bulunuyormuş. Bu da nasıl büyük bir pazar olduğunu gösteriyor.
- Çok enteresan birşey, Microsoft Windows embedded akademisyenlere, araştırma yapmak isteyenlere kaynak kodlarını dağıtıyormuş. Hatta normal bildiğimiz Windows’un da kodlarını dağıtıyormuş. Üstelik GNU’dan üstün bir şekilde geri besleme yapmak zorunluluğumuz yokmuş. ( Şeklinde söyledi Mehmet Bey ) Bana bunlar çok garip geldi. İlk defa duydum, inanamadım.
- www.microsoft.com/education/facultyconnection adresinden üye olup Windows kaynak kodlarını alabiliyormuşuz.
- Ayrıca www.msakademik.net‘den de yapabilirmişiz.
- Ve 1 Mart 2009′da sonlanacak olan bol ödüllü öğrenci yarışması Imagine Cup‘ı biraz anlattı.
- Sırada Intel’den Oktay Özgün vardı.
- Bize Intel Atom işlemcisinden bahsetti.
- Bu işlemcinin ne kadar tutulduğunu anlattı.
- Ancak şu aşamada gömülü sistemler için ARM’a yaklaşamadığını anladık.
- moblin.org sitesini önerdi.
- Daha sonra Tektronik’ten Yavuz Korucu’nun sunumunu izledik.
- National Instruments‘tan Candan Caner bize NI ürünlerinden bahsetti, Labview’in güzelliklerini anlattı.
- 1. günün son sunumunda Target Group‘tan QNX gömülü işletim sistemini anlattılar.
- QNX’in adaptive partitioning özelliği en çok üzerinde durulan konu oldu.
- Adaptive partitioningle işlemci kaynaklarını yüzde olarak farklı işlere sınırlı olarak ayırabiliyormuşuz. Bu şekilde daha verimli olduğunu söylediler.
2. gün;
- Vestel’den Cengiz Ultav harika bir sunum yaptı. Sempozyumun en verimli sunumuydu diyebilirim. Hiç şirket reklamı yapmadı.
- Cengiz Bey dünyadaki ve ülkemizdeki arge çalışmalarından bahsetti.
- Türkiye’nin arge harcamalarının tüm dünyadaki arge harcamalarının %0.2’si olduğunu gösteren bir tablo inceledik. Ancak bunun çok kötü olmadığını, hızla arttığını belirtti Cengiz Bey. Hatta arge harcamalarındaki artış en hızlı olan ülkeler arasındaymışız.
- Argeye çok bütçe ayırmanın sonuç almak demek olmadığını söyledi. Apple’ın, Google’ın argeye çok küçük bütçeler ayırdığı halde çok verim aldıklarını gördük.
- Microsoft’un arge harcamalarında dünyada ilk başlarda geldiğini gördük. Ve Microsoft’un ürün geliştirirken uyguladığı süreç disiplin tablosunu inceledik.
- Cengiz Bey Microsoftla ilgili çok ilgimi çeken birşey söyledi; Microsoft ürünlerinin çok iyi olmadığını biliyoruz ama alıyoruz. Çünkü ihtiyacımızı karşılıyorlar. Ama mesela ihtiyacımızın %20’sini karşılayıp ürünü satıyorlar. Geriye kalan ihtiyaçlarımızı da diğer sürümlerde karşılayıp tekrar tekrar bize ürün satmak üzere strateji kurmuşlar. Ki bu da çok disiplinli bir ürün geliştirme programlarının olmasıyla sağlanıyor.
- İstanbul’un Fethi’nin rönesansı, Fransız İhtilali’nin Sanayi Devrimi’ni getirdiğini hatırladık ve her kaosun bir devrim getirdiğine inandık. Şu an yaşadığımız çevresel felaketlerden dolayı da yavaş yavaş kaosa sürüklendiğimizi, ama bu kaosun da devamında bir çevre devriminin geleceğinden bahsettik.
- Çin ve Hindistan’ın artık devleşmeye başladığını gördük. Ve onlara Chindia diyenler olduğunu öğrendik, ilgimizi çekti.

- Genova Üniversitesi‘nden Giuliano Donzellini ve Domenico Ponta bize Deeds’i anlattı.
- Daha sonra Aselsan’dan Adil Baktır Video Hedef İzleyici‘den bahsetti. Açıkçası içinde video işleme olduğu için en ilgimi çeken sunumlardan biri oldu. Uçakları, gemileri nasıl tespit edip izlediklerini, hangi donanımları kullandıklarını anlattı.
- Sonra Airties‘tan Mehmet Arıkkan yaptıkları yazılımları anlattı.
- Airties oldukça fazla açık kaynak kullanan bir şirketmiş. Misal bütün modemlerde gömülü Linux çalışıyormuş. Ve ayrıca başka açık kaynak yazılımlar kullanıyorlarmış.
- Modemlerini Türkiye şartlarına göre tasarladıkları için çok verimliymiş. Misal beton duvarlara göre çalışıyorlarmış.
- Daha sonra Figes‘ten Ercan Ermiş bize Matlab’ı anlattı. (Gerçi zaten biliyorduk.)
- Vestek’in kurucularından Metin Salt bize Pixellence teknolojisini anlattı. Farklıları ve arkada çalışan algoritmaları, hangi donanımlar üzerinde çalıştığını gördük.
- Arçelik Arge’den Mehtap Gencer ürünleri tasarlarken yaşadıkları sorunları, nelere dikkat etmek zorunda olduklarını anlattı.
- Daha sonra Megatek’ten Nahit Özdemir Nitrojen Jeneratöründen bahsetti.
- Ve Tübitak-UEKAE’den Mustafa Başak’ın harika sunumuyla 2. günü bitirdik;
- Mustafa Bey AKİS‘ten bahsetti. AKİS akıllı kartlar için geliştirdikleri işletim sistemi oluyor. İleride nüfus cüzdanlarımızda olacak bu sistem. E-devletin en büyük adımı olacak. Sağlık karnemizden imzamıza, otobüs biletimize kadar hepsini barındıracak bu kartlar.
- En önemli şey güvenlik olduğu için en uzun üzerinde durulan konu bu oldu. Hackerlara karşı nasıl önlem aldıklarını anlattı.
- Bankalar için de çalışıyorlarmış şu an. Daha güvenli banka kartları yolda.
- 8 kişilik bir ekip 3 senede çıkarmış AKİS’i.
- AKİS 10bin-15bin satırlık C kodundan oluşuyormuş.
Genel olarak sempozyum güzeldi. Ancak bazı şirketlerin reklam kaygısı sunumları pazarlama sunumuna çevirdi, bu biraz verimsizdi.
Umuyoruz Gömsis 2009′da görüşürüz.
|