11 Eylül, 2007
Kategori:
bilgisayar/internet, teknoloji |
|
Dizüstü bilgisayar alırken ne seçsek neye göre seçsek…
- En önemlisi amacımızı belirleyelim. Ne için alıyoruz bu bilgisayarı. Ve o işin ihtiyaçlarına yönelelim.
- Eğlence oyun amacıyla almıyorsak, gerçekten bilgisayar gibi kullanacaksak;
- Ekran kartını boş verin. Varsa şöyle “onboard” onu seçin. En kötü ekran kartı olsun. Önemli değil. Ekran kartı sadece oyun ornarken gerekir ki bir ekran kartı koyup fiyatı 300 lira artırıyorlar.
- Webcam gereksiz. Msn’de görüntülü sohbet dışında işinize yaramaz.
- Yok parmak izi tanıyıcısıdır, yeni şık kasadır, uzaktan kumandadır gereksizliğin daniskasıdır. Bu saçma özellikleri koyup fiyata 200-300 lira koyuyorlar. Kandırmaca öyle şeyler.
- Eğer programcılık, tasarımcılık gibi, bilgisayarı yoracak ağır iş yaptıracak şeylerle uğraşacaksak işlemcisini iyi seçebiliriz. Onda da her zaman en son çıkan pahalıdır, ama en pahalı olan en iyi olmayabilir…
- Yapacağımız iş internete girmek, office programlarıyla yazı, sunum hazırlamak olacaksa en ucuz bilgisayar dahi işinizi görür. Hiç te zorluk çekmezsiniz. Evet 800-900 liralık olanlar bile işinizi fazla fazla görür.
- Ben bilgisayarda film, mp3 depolarım diyen harddiskini büyük seçebilir.
- Gelelim işletim sistemine;
- Şu anda bir bilgisayarcıya gitseniz size önereceği şey Windows Vista’dır. Neden? Çünkü en son çıkanı o ve en pahalısı da o. İnanmıyoruz. Vista bir kere RAM’i normalde 600 MB gibi bir miktarla doldurur. Bilgisayarımız yavaş çalışır, sonra keşke daha iyisini alsaymışım dersiniz.
- Eğer siz bu işlerden anlamıyorsanız veya etrafınızda anlayan biri yoksa Windows XP’li bir bilgisayar bulmaya çalışın.
- Esas önerim Linuxlu ve hatta FreeDOSlu bir bilgisayar alın. Boşuna para vermeyin Amerika’ya daha fazla.
- Dizüstü bilgisayarlar genelde 2.5-3 Kg arasında ağırlığa sahiptir. 2.5Kg’den daha hafif bir bilgisayar alırsanız hafif ama kötü bir bilgisayara çok para vermişsiniz demektir.
Son iki uyarı:
- Büyük firmalar para kazanmak için halkı kandırma yoluna giderler hep. Gereksiz bir özellik ekleyip, dış görünüşünü güzelleştirip fiyatı artırırlar. İnanmayın. Amaçtan sapmayın. “Şusu da olsun busu da olsun almışken iyisi olsun” olmasın. Yok öyle birşey iyisi falan. Radyo dinlemek için 5cd çalarlı müzik seti almaya benzer bu.
- Bilgisayar satıcılarına kesinlikle inanmayın. Samimi görünüp elinde kalmış malı, en çok kar getiren malı tavsiye edecektir kesinlikle.
Hadi hayırlı olsun bilgisayarınız.
Ha bu arada benimki Datron. Çok memnunum. Alırsan Datron olursun patron 
|
16 Eylül, 2007 saat 12:49
laptop alacam ne alayım diyen arkadaşlarımı artık bu sayfaya yönlendiriyorum. amme hizmeti olmuş resmen. teşekkürler
17 Eylül, 2007 saat 12:59
visatadan dolayı oluşacak yavaşlamayı önlemek için için bkz:http://www.chip.com.tr/konu.asp?id=4471
17 Eylül, 2007 saat 20:51
Laptop alırken nelere dikkat etmeli…
Dizüstü bilgisayar alırken ne seçsek neye göre seçsek……
3 Kasım, 2007 saat 17:19
şöyle de bir gerçek varki unutulmamalı:
intel işlemci siparişi alırken; adına marka dediğimiz büyük firmaların talepleri üzerine (misal sony 10 milyon işlemci siparişi verdi) şilemci üretir. bu büyük fimranın sipariş miktarının katlarca fazlası üretim bandına girer(mesela 100 milyon işlemci) veüretlen bu misli işlemciler tek tek teste tabii tutulur ve %99-%100 verimle çalışan( en verimli çalışan ilk on milyon işlemci diyelim) işlemciler bu büyük markalara giderken %92-%99 arasında ki işlemciler(2. en iyi 10 milyon işlemci diyelim ona da) 2. sınıf markalara gider; ve %85-%92 arasında verimle çalışan işllemciler ( e bunlarda 3. 10 milyon işlemci olsun) de 3. sınıf bizim marka deil ama kaliteli ve ucuz mal satıyo dediğimiz markalara gider;kalan (%85 verimiin altında çalışan) 70 milyon işlemci ise yok edilir.
evet aslında durum boyledir : yani bizim ucuz ve kalite dediğimiz markalar aslında ucuz ama kalite olmayan mallardır.
ki yine bu ucuz markalar diğer kompenentleri de ucuza maal etmek adına hep oem parça kullanırlar
biz özelliklerine baktığımız da sony nin de datronun da aynı özelliklerde olduğunu görürüz ( ikisi de T7300 işlemciye i965 chipsete 2 GB ram e sahiptir ) ama sony %100 verimle çalışan işlemciye intel in kendi üretimi olan anakarta sahiptir. datron ise % 90 verimle çalışan işlemciye oem ( kimbilir hangi fabrikada üretildi hangi malzeme kullanıldı) bir anakarta sahiptir.
yani aslında biz marka dediğimiz firmaların ürünlerini alırken sadece marka adından dolayı( bu da gözardı edilemez bir gerçek tabiki ) fazla para vermiyoruz aynı zamanda gerçekten kalitayi alıyoruz.
bu arada amacım ne sony i övmek ne de datron u kötülemekti onlar sadece örnekti
bi bu arada daha yau amma uzun yorum yazmışım ben bu yazıyı sana yorum olarak yazacağıma kendi sitemde yazı olarak yazsaydım ya
4 Kasım, 2007 saat 18:22
%90 verim derken hız açısından diyorsan eğer, çok yüklü işlemle uğraşmayacak kişiye o hız da yeter. çalışma ömrü diyorsan haklısındır tabi. ama yine de 2 kat para vererek %90dan %95e çıkarmış oluyoruz zarardayız…
4 Kasım, 2007 saat 19:54
verimlilik işte hem hız hem toplam performans
16 Aralık, 2007 saat 18:07
laptop alırken yanında işletim CDsi verilir mi mutlaka?
ben almamıştım.. haberim bile yoktu.. çok da iyi bilmiyodum alırken.. beni yönlendirir misiniz ne yapayım şimd? laptopu aldığım mağaza mı almış olabilir ne dersiniz???
16 Aralık, 2007 saat 18:36
laptop alırken yanında işletim sistemi CDsi kesin verilmez. vermezler. bu onların windows ile yaptığı anlaşmadan kaynaklı. windows ve laptop üreticisi kara geçiyor, müşteri zararda.
yapılacak birşey yok artık bu şekilde devam edeceksin.
çok da iyi bilmiyorsan zaten format falan da atmazsan ihtiyacın olmaz, ileride birgün ihtiyaç olursa da ya “recovery” yaparsın ya da korsan kurarsın
17 Aralık, 2007 saat 16:41
teşekkürler cevap için
5 Nisan, 2008 saat 15:21
bilgileriniz için teşekkürler. duyarlılığınız devamı dileğiyle…
20 Ağustos, 2008 saat 15:54
bnde yeni bir laptop almayı düşünüyorum ama şu çift yada tek çekirdek olayı kafamı karıştırıyor.yada 32 bit veya 64 bit bir sürü anlamadığım şey sizce hangisini seçmeliyim ben laptop umu sadece işlerimi görecek şekilde normal bir bilgisayarın yapabildiği işlevleri görmesi için alıyorum sizce nasıl bir laptop seçmeliyim ve ya fiyatları nasıl olmalı bilgilendirirserniz çok sevinirim .Teşekkür ederm..
20 Ağustos, 2008 saat 17:05
eda, oyun falan oynamayacaksın ya, hiçbir şey önemli değil onun için. yani office programlarını hepsi açar, müzik hepsinde dinlersin, film hepsinde izlersin, internete de girersin. e gerisi önemli değil… en ucuzunu al işte.
(belki tek önem vereceğin şey markanın yaygın teknik servisi olması olabilir.)
20 Ağustos, 2008 saat 21:24
çok teşekkür ederim bilgilendirdiğiniz için.Bu arada bu gün laptop aldım Fujitsu Siemens aldım intel Core 2 Duo işlemci “15.4″ekran,ekran çözünürlüğü:”1280*800″”1.024 DDr 667 mhz Ram *160 Gb. HDD. 5400 RPM “WLAN/Wİ-Fİ* USB 2.0 PORT Windows Vista Starter özelikleri bunlar..Sizce işimi görebilirmi (bu arada fiyatı 899) aynı zamnda Windows Vista nın yavaş ve kötü olduğunu duymuştum sizce nasıl zaten ben internete bağlanmayacağım.Bilgilendirirseniz çooook sevinirim
çok teşekkürler saygılarımla…
21 Ağustos, 2008 saat 11:11
@eda
Hayırlı olsun. Gayet güzel bir bilgisayar, her işi görür. Vista yavaş deniyor evet ama artık tüm laptoplarda vista var sanırım. Yani yapılacak pek birşey yok o konuda. Güle güle kullan.
21 Ağustos, 2008 saat 16:13
çokk teşekkür ederim cevaplarınız için
İnşallah sizinde laptop unuz hiç bir zamn bozulmaz
….
27 Ağustos, 2008 saat 22:52
Adaş merhaba siteni bir raslantı sonucu buldum ve gerçekten çok başarılı eline emegine saglık resmen amme hizmeti..şimdi benim ögrenmek istediim konu şu ben bir diz üstü aldım fakat hiç ama hiç anlamam yok gb yok mg yok ram ..kısacası tam kara cahilim bu konuda .kanka bende hp pavillion dv 6000 var ve son zamanlarda kafayı yedi herhangi bir programı açmak istesem çok yavaş açıyor.çıkmak istesem o programdan (örnek winap.) ekranda çerçeve içinde görüntüsü 1..2 saniye kalıyor .kardeş nedir bu makinanın yaptıgı ..?? nasıl düzelir bu hasta ..yada bu normal bir hadisemi bu makinalar için ??
şimdiden teşekkürler adaş.
27 Ağustos, 2008 saat 23:55
@emrah
direk birşey söylemeyem, önceden öyle değildi de sonradan öyle olduysa virüs girmiş olabilir. veya çok fazla program kurmuşsundur, bilgisayar şişmiştir.
çözümü virüs tarama veya en temizi format. format atmayı bilmiyorsan öğren, faydalıdır, sık sık atarsın.
28 Eylül, 2008 saat 16:03
mrb ..öncelkle arkadaslara yardmcı olduğunuz için çok tesekkür ediyorum..bende laptop alacağım ve autocat üç boyutlu çizim çizeceğim..ekran kartı ve işlemcisi hangi özellklerde olursa işimi görür(ram i.. graf…vs) yardmcı olursanız sevnrm..