2 Haziran, 2007
Kategori:
tiyatro |
- Her açılış kapanış gösterisi gibi yine tıklım tıklım doluydu.
- Gülmekten yine yanaklarımız ağrıdı zira kalabalık olunca gülünür biliyorsunuz.(biliyor musunuz?)
- Hazırlıklı gitmiştik, kart turunda 1er hakkımız kullandık ben, adil, mete.
- Bu gösteride “o değil de bi ilhan irem vardı” efsanesini bilmeyen çok kişi olduğunu farkettim, hayret ettim.
- Metenin fikrinden sonra (kola varsa çay getir de ayran içelim) önce bi sessizlik oldu, sonra yavaş yavaş gülme sesleri yükseldi, 5 saniye sonra bile gülmeye başlayan vardı, jeton olayı.
- Çıkışta “Kocaeli Üniversitesi Tiyatro Kulübü” adına vermek üzere çiçek yaptırmıştım. Selam sırasında çiçeği elime aldım kalkıp sahneye gitmeye hazırlanırken Gülabi hoca birden benim adımı söyledi. Oyun istasyonu sitesini yaptığımdan dolayı teşekkür etmek için sahneye çağırdılar beni. Ben zaten kalkmaya hazırlanıyordum, elimde çiçekler. Birden aşşşırı bi şaşırdım. (mutlu oluyo insan) Bana hediye verdiler. Üstünde ismimin yazdığı oyun istasyonu tişörtü. (Gerçi S beden olmuş
) (biraz sündürüp giymeye çalışacağım )
- Sonra sevgili Gülabi hoca tuttu çiçeği seyircilere fırlattı içim gitti yani. (O kadar para verdik.(kulüp parası))
- Çıkışta kokteyl oldu. Her şey çok güzeldi.
- Ve düğün ya da davul ekibiyle seneye kadarki son görüşmemizdi (hatta mezun olup gidenlerle belki daha bi son) sarılma ağlama salya sümük oldu ortalık.(bkz: seval çelik (bkz:ibiş)(canımız ibiş, herkes mi sever bi insanı))
|
2 Haziran, 2007 saat 02:22
yarıldık yahu
hazırlıkları yazdığın kart bende kalmış canımcım, vermem
gülabi hoca çiçeği bari bizim tarafa fırlatsaydı bi şansımız olurdu
ortaya atınca imkansız tabii.. neyse.. buradan kaptan ‘a selam ederim, müthiş bi oyunu kaçırdı.. 